“MEDIUM”, çoklu kanal ışık, ses, video ve nesneler aracılığıyla ortaya çıkarılan site-specific enstalasyon olarak Kasa Galeri’yi sanat-mekan ilişkisi üzerine işleyen ve izleyici odaklı bir deneyim alanına dönüştürüyor.

y o ğ u n l u k sanat inisiyatifinin projelendirip kurguladığı enstalasyon, Kasa Galeri’nin var olan hafızasını tarihsellikten soyutlayarak mekan rejimi üzerine yaratılabilecek yeni anlamları araştırıyor. “MEDIUM”, sanatçı-sanat yapıtı ve izleyici arasındaki ilişkinin çerçevesini ortaya çıkartarak düşünce ve form arasındaki bağı izleyicinin alımlama süreçlerine eklemliyor. Kavram olarak araç, aracı, arada olan, mecra ve ortam’a işaret eden “Medium”, yine sanatsal dağarcıktaki manasında kullanılarak eserin ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ortamı yaratıyor. İzleyici, “MEDIUM”un bir bileşeni haline gelerek bir form niteliği elde ederken, özne ve nesnenin, kurmaca ve gerçeklik katmanlarının sürekli yer değiştirip birbirine dönüştüğü bu atmosferik mekânda şaşırtıcı konumlar kazanıyor. Kasa Galeri’nin girişi bir şeyleri geride bırakma yeri... bir aralık, bir eşik olarak belirirken, medium, şimdi ve burada’nın Gestalt süreçler içerisinde dönüştüğü bir deneyime kapı aralıyor.

 

Şimdi... 

 Yukarıdaki keşmekeşten uzaktayım.

Karaköy’ün merkezindeki iki işlek caddeyi birleştiren eski bir banka binasının diplerinde bir yerde olduğumu bilsem de.

 Kasanın girişi sanki bir şeyleri geride bırakma yeri...

Kapı aralık..

 Ya hiç gelmediğim bir yer burası ya da birbirine açılan ardışık üç bölümden müteşekkil olduğunu hatırladığım bir mekan...

 Aralık eski bir kasa kapısından içeriye adımımı attığımda görece karanlık birinci odanın sonuna doğru bir karartı fark ediyorum. Bir engel...

 Bu engelin ortasına bir ekran iliştirilmiş. Medium burada iki bölümün ‘arasında konumlanan’ bir engel olarak mı kurgulanmış yoksa ekran mı burada ‘medium formu’ olarak cisimleşen?

 Daha sonra, ekranda gördüklerimin tamamen koşullara bağımlı olduğunu fark edeceğimi bilmediğimden dolayı, gördüğüme bir anlam veremiyorum.

 İkinci odaya girdiğimde arkamda bir ayna duruyor. Bu sanırım ikinci medium.

Önümde ise içinde olduğum odayla bir sonrakini ayıran başka bir engel daha var. Bu da bir cam; üçüncü medium. Yoksa ayna mı?

 Cam, içinde bulunduğu bölümün arkasını periyodik olarak gösteren ve gizleyen / yansıtan’ araç olarak kullanılmış. Ayna, ışığın konumuna göre yansıtıcı özelliğiyle bulunduğum bölmeyi gösterirken zaman zaman da arkadaki odanın içini gösteriyor. Ekran en uç odadaki aynayı görüyor olduğundan aynanın tam karşısındaki siyah boşluğu gösterdiği gibi içerideki olası bir ziyaretçiye de odaklanabiliyor. Tabi eğer bu canlı yayın yapan bir mekanizma ise?

 Burada kullanılan araçlar ve malzeme biçimleri ışığın koşullandırmasıyla davranış değiştiriyorlar ve birer ‘mesaj taşıyan’ medium’a dönüşüyorlar. Mesaj, bu mekana veya mekanda olup bitene dair bilginin görüntüsü. Işığın konumuna ve yoğunluğuna göre mekanın bölmeleri ya kendilerini yansıtıyor, ya da açılarak arkasındakileri açığa çıkarıyor.

 Sonrasında; kademeli olarak ışığın tamamen askıya alınmasıyla; karanlıkta bırakılmış buluyorum kendimi ve başka bir medium formuyla karşı karşıya getiriliyorum. Titreşerek yayılan, duvarlar arasında yansıyarak yolunu bulan ses dalgalarıyla çevreleniyorum. Öncesinde bir cihaz tarafından modüle edilmiş ve sentezlenmiş olduğu belli bu ses dalgaları, akustik olarak doğrukabul edilemeyecek bir ortamda duvarların yüzeylerinden yansıyarak birbirlerine karışıyor.

Bu dalgaların da belli ki bir yaşam süreleri var. Doğup, kendilerini gerçekleştirmekte ve nihayet yavaş yavaş veya ansızın sönümlenmekteler. Ömürleri dolana kadar ışığı tamamen alınmış mekanı şekillendiriyorlar. Karanlıkta ses ile baş başa kaldığımda artık neredeyse hiç göremiyorum. Diğer algı duyularımıveya duyu kiplerimi sonuna kadar açmak durumunda kalıyorum. Tabiri caizse bilemekte, keskinleştirmekteyim onları...

 Bir bakıma medium, sanatsal dağarcıktaki manasında kullanılmış gibi; bir tool bir alet/edevat anlamında; eserin ortaya çıkabilmesi için gerekli nesne anlamında.

Ziyaretçi; (ben veya başkası) bu işi deneyimlerken ister istemez göremediği bir başka ziyaretçi için eserin bir bileşeni haline geliyor sanki ve bizzat bir medium formu niteliği elde ediyor. Aynı şekilde zaman zaman ayna moduna geçen cam yüzeyde kendi görüntüsünü göreceğinden bizzat kendisi için de mekanın ve eserin bir parçası haline geliyor. Özne ve nesnenin, kurmaca ve gerçeklik katmanlarının sürekli yer değiştirip birbirine dönüştüğü bu atmosferik mekânda konumlar hep izafi kalıyor...

 Kalabildiğim kadar bu mekanda kalıyorum ve gerisingeri o keşmekeşe çıkan merdivenleri tırmanıyor ve mekandan uzaklaşıyorum.

 

Kavramsal Çerçeve 
Yoğunluk
(İsmail Eğler, Nil Aynalı Eğler, Elif Tekir, Nezih Vargeloğlu)
 
Sanat Direktörü 
İsmail Eğler
 
Proje Koordinatörü 
Elif Tekir
 
Ses
İsmail Eğler, Edanur Köşeli
 
Işık
Nezih Vargeloğlu, İsmail Eğler
 
Otomasyon
Nezih Vargeloğlu
 
Metin
İsmail Eğler
 
Konstrüksiyon Kurulum
Uzman İnşaat