Bu proje, İstanbul Sanayi Odası'nın açmış olduğu Odakule Pasajı Ulusal Tasarım Yarışması için hazırlanmıştır.

Odakule pasajı, konumu ve mimari üslubu dolayısıyla yaya sirkülasyonunu koruyup iki caddeyi birbirine bağlayan bir mekandır. Tepebaşı’nın mikroklimatik özelliklerinden ve oluşturulan koridordaki hava sirkülasyonundan kaynaklanan bir doğal rüzgâr akışı vardır. Rüzgâr akışı ve insan sirkülasyonunun paralelliklerinden yola çıkarak rüzgâr, içinde durulan ve deneyimleme sürecine dönüştürülmeye çalışılan bir araçtır.

Pasajın, bina ve sahibi olan İSO’dan izler taşımasını sağlamak için rüzgâr faktörü sanayinin en temel birimlerinden olan çarklarla beraber ifade edilmiştir.

Aktif olan rüzgârın etki ettiği bir türbin yardımıyla birbirini hareket ettiren çarklardan oluşmaktadır. Çarkların ve çarkları taşıyan konstrüksiyonun, iki kütle arasında kalan üst açıklığa yerleştirilmesi planlanmaktadır.

Pasajın kendi potansiyelini rüzgâr türbiniyle enerjiye dönüştüren rüzgârı, eski makine çarkları vasıtasıyla yaşayan bir imgeye dönüştürmek makine tarihine gönderme yaparken aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarına da atıfta bulunur.

Rüzgarın ‘kendini yenileyebilen enerji’ olması sebebiyle sürekli bir devinim halindedir. Çarklar ise bu devinimin somutlaştırılmış bütünsel nesnesidir.

Bu tasarım stilize edilmeden, kendi strüktürel estetiğini sergilemesi amaçlanmaktadır. Rüzgâr olmadığı durumlarda da gölgelerin etkisiyle bu enstalasyon ince uzun yekpare bir heykel olarak algılanır.